Tuzlu Kraker

Bu tarifi görür görmez denemek istedim. Krakeri zaten çok severim, peynirle beraber mükemmel gider. Ayrıca çocuklar için yağlı ve tuzlu atıştırmalıklardan çok daha sağlıklı. Malzemeler basit ve hazırlaması uzun zaman almıyor, sonuç olarak da elinizde taze kraker oluyor. Denemek için pek çok neden var. 🙂

Malzemeler:

Bölüm 1

2 bardak un

3 çay kaşığı karbonat

1 buçuk çay kaşığı tuz

¼ çay kaşığı toz biber

75 gram dilimlenmiş soğuk tereyağı

1 çay kaşığı kuru kekik veya herhangi başka nebat

Bölüm 2

Yarım bardak + 1 yemek kaşığı su

2 yemek kaşığı zeytin yağı

Hazırlanışı:

Bölüm 1’deki tüm malzemeleri miksere koyup karıştırın. Hamur tanecikli olacaktır.

Un karışımına 2. Bölümdeki su ve zeytinyağı karışımını ekleyin. Hamuru düz bir yüzeye yerleştirip birkaç dakika yoğurun. Hamuru ikiye bölün ve 1 cm kalınlığında açın. Dörtgenler halinde kesin.

Fırını 200 C dereceye ısıtın ve 10-12 dakika kadar pişirin. Krakerler hafif altın rengi alınca hazır demektir.

Kategoriler: Hamur İşi Tarifleri Tags: , , , ,
Japon Mutfağı’na Gezi

Bazı kitaplar yazarıyla çıkacağınız bir yolculuğa alınmış bilet gibidir. Matt Goulding’in yazdığı “Rice.Noodle.Fish” yazarıyla beraber çıkacağınız bir Japonya gezisinde en iyi restoranları, barları, kafeleri ziyaret etme ve Japon kültürünün unutulmaz zenginliklerini tecrübe etme anlamına geliyor. Seçkin, entelektüel ve zengin Japon mutfağının, Japon kültürünün de özünü oluşturan iki önemli anlayışın etrafında şekillendiğini görüyoruz. Tüm detaylarıyla tekilliğe dayanan anlamına gelen “Shokunin”ve hissetmek demek olan “kimochi” iyi bir sushi ustasını muhteşem ustadan ayıran özellikler oluyor. Gerekli tekniklerde kusursuz seviyeye ulaşmak onlarca yıl alıyor. Bu tutku ve adanmışlığın örneklerinden biri de 3 Michellin yıldızı restoran sahibi sushi ustası Sukiyabashi Jiro. Jiro’nun tadım menüsünün fiyatı 281 dolar. Jiro ve zanaati hakkında 2011 yılında çekilen bir belgesel filmi bile var: Jiro Dreams os Sushi

Bir sonraki ilgi çekici mekan Japonya’nın sürprizlerinden biri L’Ambre café. Burada Dünya’nın bir çok farklı yerinden gelen yıllanmış kahve çekirdeklerine ulaşıp eşsiz bir kahve deneyimi yaşayabilirsiniz. 1993 Brezilya kahvesi, 1976 Meksika kahvesi veya en eski tarihli olan 1954 Kolombiya kahvesi bunlardan sadece bazıları. Cafenin sahibi Ichiro Sekiguchi geçmiş bir tat sunarken bazı şeyleri yapmanın bir zamanlar daha farklı yolları olduğunu da insanlara anımsatıyor.

Japon mutfağı bolca baharat kullanıyor ve mevsimine göre doğa ne sunuyorsa ona bağlı kalıyor. Flatt’s Inn bu kuralın işlediği mekanlardan biri. Chikako ve Ben, hayatlarını devamlı genişlettikleri dönemsel ritüelleri en iyi hale getirmeye adamışlar. Yazın bahçede çalışıyorlar, meyve ve sebzeleri kurutuyor veya turşularını kuruyorlar. Sonbaharda kestane topluyor, biber salçası hazırlıyor ve mantar aramaya çıkıyorlar. Kış balık anlamına geliyor. İlkbaharda ise bahçelerini ekip yıl boyunca kendilerini, ailelerini ve konuklarını doyuracak döngüyü tekrar başlatıyorlar.

Japon mutfağı sıra dışı tatların harmanlanmasından da öte öğrenmesi ve ustalaşması sabırla yoğrulmuş yıllar alan bir sanat.

Japon mutfağı hakkında bazı ilginç bilgiler:

-Japon mutfağı kültürel etkileri sebebiyle Birleşmiş Milletler tarafından ulusal geleneksel yemek olarak tanımlanan 3 mutfaktan biri,

-Anahtar noktası basitlik,

-Yemekler birkaç ufak bileşenden oluşuyor, tazelik ve basitlik esas. Japon aşçılar en kaliteli malzemelerle çalışıyor ve onun üzerinde mümkün olduğunca az çalışarak doğal lezzeti korumaya çalışıyor.

-Tokyo Dünya’da en fazla Michellin yıldızına sahip şehir (toplam 304 yıldız)

-Sebze sıklıkla kullanılıyor olsa da tamamen vejetaryen yemek bulmak zor

-Bahşiş kaba bir davranış olarak kabul ediliyor.

-Bir sushi ustası 10 yıl tecrübe kazanmadan balıklarla çalışmaya başlayamıyor. Aşçı yamakları bu 10 sene içinde pilav yapmak, yemek servis etmek gibi işler yapıyorlar ve makul bir gelire sahip oluyorlar. Bu yüzden bunlara da bahşiş vermek hakaret kabul ediliyor.

-Wagyu eti oldukça pahalı ve bir biftek 200 dolar civarında.

-Japonya en büyük deniz ürünleri endüstrisine sahip.

Deniz ürünleri başlıca besin kaynağı ve Tsukiji pazarı taze, donmuş veya işlenmiş deniz ürünlerinin satıldığı en geniş market ve yılda 700 bin ton deniz ürününü Dünya’ya dağıtıyor.

Okuduğunuz için teşekkürler, umarım Japonya’nın yemek dünyasına yaptığımız bu geziden memnun kalmışsınızdır.


Kategoriler: Hayat Stili Tags: , , ,
California şaraplarının kalbine bir Pazar gezisi

Bu zengin topraklarda yetiştirilen ürünleri her öğrendiğimde daha da şaşırıyorum. Üzümler de bu torakların bereketinden yararlanan bir başka mahsul. Napa Vadisi San Francisco’dan 2 saatlik mesafede Dünyaca ünlü şarapçılık bölgesi. Ticari şarap üretimine dair kayıtlar on dokuzuncu yüzyıla uzanıyor ama bölgenin şarap üretim yeri haline gelmesi 1960’larda gerçekleşiyor.

İlk durağımız, bölgenin simgelerinden lüks Domaine Carneros şatosu. Champagne, Fransa’da yer alan 18. yüzyıl mimarisine sahip Château de la Marquetterie’den esinlenerek inşa edilmiş. Domain Carneros tadım için 4 farklı şarabın bulunduğu setleri menüsüne eklemiş. Her set 4 farklı renk, tip ve tatta şarap içeriyor ve fiyatı 30 ila 40 dolar arasında değişiyor. Peynir tabakları şarapların yanında en iyi uyumu sağlayacak şekilde hazırlanmış. 1 peynir tabağı da 16 dolar civarında. Atmosfer muazzam ve yeşil üzüm bağları manzarası dertlerden arınıp güneşli Pazar gününün tadını çıkarmanıza yardım edecek güzellikte.

İkinci durağımız çok daha tenha ama bir o kadar da huzurlu Black Stallion şaraphanesi. Ufak bahçesinde ortadaki barın etrafına yerleştirilmiş birkaç siyah koltuk var. Tadım menüsü fiyatları daha uygun burada. 4 kadeh farklı şarap 20 dolar ve kalitesi bir önce ziyaret ettiğimiz yerden hiç de aşağı kalır değil.

Tüm mekan o kadar rahatlatıcı ki, hiç fark etmeden birkaç saat geçirmek çok kolay. Ama hava kararıyor ve eve dönme vakti geliyor. Bu yeşil kadife kaplı tepeleri ve ovaları geride bırakırken başka bir Pazar tekrar dönme umudu daha Napa’dan ayrılmadan içimizi kaplıyor.






Kategoriler: Gezi Notları Tags: , , ,
Pervane Kurabiye

Instagram’ın güzelliklerinden biri de yabancı insanları buluşturması ve birbirlerinden bir şeyler öğrenmelerini sağlaması. Bu cici kakao ve vanilyalı kurabiye Anna’nın blogundaki bir tarifle yapıldı.

On The Clouds

Malzemeler

3/4 bardak soğuk tereyağı

1 yumurta

1 yumurta sarısı

2 bardak un

1 yemek kaşığı kakao

1 +1/2 yemek kaşığı kabartma tozu

1/2 çay kaşığı vanilya özü veya bir paket vanilya şekeri

1/2 bardak pudra şekeri

Hazırlanışı

  1. Un, kabartma tozu, pudra şekerini bir kasede karıştırın ve ortasında çukur açın. Buraya yumurta, yumurta sarısı, vanilya özü ve bıçakla keserek ufak parçalar halinde tereyağını katın. Elinizle hepsini karıştırın. Hamur ufalanıyormuş gibi bir his verebilir, merak etmeyin sorun değil. Hamuru masaya yayın ve kırıntılar yok olana kadar yoğurun.
  2. Hamuru 2 parçaya bölün. Birine kakao ekleyin ve tekrar yoğurun. Resimdeki gibi yuvarlayıp streç filme  sarın ve ikisini de 1 saat buzdolabında bekletin.
  3. Hamurları dikdörtgen şeklinde açın ve üst üste koyup rulo haline getirin. Tekrar streç filme sarıp 1 saat daha buzdolabında bekletin.
  4. Ruloyu tepsiye dilimleyin ve 170 C derecede 25-30 dakika pişirin.





Kategoriler: Hamur İşi Tarifleri Tags: , , , , ,
Julia Child Mantar Çorbası

Bu çorbayı tadar tatmaz favorilerim arasına gireceğini anlamıştım. Tekrar tekrar bu tarifi pişirme isteğine direnmek mümkün değil.

Malzemeler:

1 orta boy soğan

3 yemek kaşığı tereyağ

3 yemek kaşığı un

6 bardak sıcak tavuk suyu

İsteğe bağlı olarak tuz, biber ve kekik

Yarım kg mantar

1 yemek kaşığı tereyağ (sonra eklenecek)

¼ çay kaşığı tuz

1 çay kaşığı limon suyu

2 yumurta sarısı

Yarım bardak krem şanti

1 yemek kaşığı tereyağ (piştikten sonra kullanılacak)

Hazırlanışı:

  1. Soğanları doğrayın
  2. Mantarları sapından ayırın
  3. Mantarların sapını doğrayıp, şapkalarını ince dilimleyin
  4. Soğanları 3 yemek kaşığı tereyağında 8-10 dakika boyunca kısık ateşte pişirin. Soğanların kızarmasına izin vermeyin, unu ekleyip kısık ateşte 3 dakika daha pişirin.
  5. Ocaktan kaldırıp kaynamış tavuk suyunu ekleyin. Tuz, biber ve kekikle ağız tadınıza göre baharatlayıp mantarların saplarını ekleyin. Ağzını tam kapatmadan 20 dakika kadar kaynatın.
  6. Suyu süzüp mantar saplarını atın ve mantar suyunu tencereye geri koyun.
  7. Başka bir tavada 1 yemek kaşığı tereyağını eritin, köpürmeye başladığında mantar şapkalarını ekleyin. Çeyrek çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı limon suyunu ekleyip 5 dakika ağzı kapalı şekilde pişirin.
  8. Tavadaki mantarları tencereye ekleyin ve 10 dakika kaynatın.
  9. Büyük bir kasede 2 yumurta sarısını ve kremayı çırpın.
  10. Sonra, 1 çay kaşığıyla yumurta karışımını çorbaya yavaş yavaş ekleyin. Her kaşık ekledikten sonra çorbayı karıştırın ki sonunda elinizde çırpılmış yumurta çorbası olmasın.
  11. Gerekliyse daha çok tuz ve biber ekleyin. Kısık ateşte birkaç dakika daha pişirin ama kaynamasına izin vermeyin.
  12. Ocaktan kaldırıp 1 yemek kaşığı tereyağını çorbaya ekleyin.

Afiyet olsun.


Kategoriler: Comfort Food Tags: , , , , ,