Çaykur Gezisi

Bir Balti (Kuzey Pakistanlı) ile paylaştığınız ilk çay sırasında bir yabancısınızdır. İkinci defa bir çayı paylaştığınızda değerli bir konuksunuzdur. Üçüncü defa bir çayı paylaştığınızda ise artık ailedensinizdir.

― Greg Mortensen & David Oliver Relin, Üç Bardak Çay

IMG_8744

Çay ve onun önemi hakkında düşündüğümde her zaman bu alıntı aklıma gelir, çünkü çayın bazı kültürlerdeki gerçek anlamını çok iyi ifade eder. Çaykur ve caycek’in düzenlediği bu tur benim için çok önemliydi çünkü çay benim için sadece bir içecek değil aslında insanları birbirine bağlayan bir gelenektir. Çay diyarını keşfetmek, bitkisini tanımak, fabrikaları gezip işlenme ve paketlenme süreçlerine şahit olmak olağanüstü bir tecrübeydi.

Bu eşsiz gezimizin ilk anlarında yemyeşil Trabzon’a indiğimizde keyifler yerindeydi ve herkesin yüzünde tatlı bir gülümseme vardı. Dışarıda parlayan güneş bavullarımızdaki çizmeleri unutturmuştu.

İlk durağımız tabiki kahvaltı. Karadeniz yaşamını yansıtan yeşiller içinde bir yer, büyük ağaç masalar üstünde, çay bitkisiyle kaplı tepelerin çevrelediği bir mekan. Yeni demlenmiş çay kokusu içinde zengin Karadeniz sofrasını gözlerimle yiyorum ama bu güzelliği ifade edebilecek fotoğrafları çekmek isteyen ellerimin kaşınmasını durduramıyorum.

IMG_8663

Bundan sonra güzergah çay fabrikası, bizi karşılayan şey ise havadaki baş döndüren çay kokusu. Koku o kadar güçlü ki sanki çayı içiyorsunuz. Yan tarafta kocaman bir kamyon çay yapraklarıyla dolu ve başka bir makine gelen yaprakları topluyor. İşlem başlıyor ve biz adım adım çay büyüsünün doğuşunu izliyoruz. Ardından bir laboratuara giriyoruz, burada çayın kalitesi usta gözler tarafından kontrol ediliyor.  Gösteri ikram edilen çaylarla son buluyor ve söylememe gerek yok ama çayın lezzeti efsanevi. İstanbul’da içtiğimizden çok farklı bir tat alıyoruz. Bunun sırrı taze çay ve kullanılan temiz doğal kaynak suyunda gizli. Şahsen ben çay için asla musluk suyu kullanmam.

IMG_7831

IMG_7830

IMG_7836

IMG_7832

IMG_7824 IMG_7827

Şimdi de göz alıcı tasarımıyla nefes kesici bir kafedeyiz. Tepeler çay bitkisi ve büyük sepetleriyle onları toplayan insanlarla dolu, biz de çay toplamayı deneyecek kadar şanslıyız. Bu renkli ve yepyeni deneyimlerle dolu gün leziz bir akşam yemeği ile sona yaklaşıyor. Rize mutfağının lezzetini anlamanız için Rize’ye gitmenizde ısrar ediyorum.

IMG_8805 IMG_8802

Sonraki gün de sürprizlerle doluydu, Zil Kale’ye ve Ayder Yaylası’na geziler herkesi çok mutlu etti. Yayla’yı tarif edecek kelimeler bulmak imkansız. Benim için Türkiye’de görme şansına eriştiğim yerler içerisinde en güzeli. Güzelelr güzeli alımlı Sevda @kesfettik ile arka sokaklarını, renklerini ve sakin hayatını keşfetme yolculuğuna çıktık. Belki kaybolduk ama birbirinden harika yerleri görme şansına eriştik.

IMG_8958

IMG_7923 IMG_7924 IMG_7944 IMG_7949

Karadeniz bir kez görünce aşık olacağınız ve bunun sonsuza kadar süreceğini bildiğiniz yerlerden biri. Ayrılırken her mevsimini merak ediyor özellikle sonbaharda tekrar görmek için can atıyorsunuz.

IMG_8874

Kategoriler: Gezi Notları | Tags: , , , , , |

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *