Japon Mutfağı’na Gezi

Bazı kitaplar yazarıyla çıkacağınız bir yolculuğa alınmış bilet gibidir. Matt Goulding’in yazdığı “Rice.Noodle.Fish” yazarıyla beraber çıkacağınız bir Japonya gezisinde en iyi restoranları, barları, kafeleri ziyaret etme ve Japon kültürünün unutulmaz zenginliklerini tecrübe etme anlamına geliyor. Seçkin, entelektüel ve zengin Japon mutfağının, Japon kültürünün de özünü oluşturan iki önemli anlayışın etrafında şekillendiğini görüyoruz. Tüm detaylarıyla tekilliğe dayanan anlamına gelen “Shokunin”ve hissetmek demek olan “kimochi” iyi bir sushi ustasını muhteşem ustadan ayıran özellikler oluyor. Gerekli tekniklerde kusursuz seviyeye ulaşmak onlarca yıl alıyor. Bu tutku ve adanmışlığın örneklerinden biri de 3 Michellin yıldızı restoran sahibi sushi ustası Sukiyabashi Jiro. Jiro’nun tadım menüsünün fiyatı 281 dolar. Jiro ve zanaati hakkında 2011 yılında çekilen bir belgesel filmi bile var: Jiro Dreams os Sushi

Bir sonraki ilgi çekici mekan Japonya’nın sürprizlerinden biri L’Ambre café. Burada Dünya’nın bir çok farklı yerinden gelen yıllanmış kahve çekirdeklerine ulaşıp eşsiz bir kahve deneyimi yaşayabilirsiniz. 1993 Brezilya kahvesi, 1976 Meksika kahvesi veya en eski tarihli olan 1954 Kolombiya kahvesi bunlardan sadece bazıları. Cafenin sahibi Ichiro Sekiguchi geçmiş bir tat sunarken bazı şeyleri yapmanın bir zamanlar daha farklı yolları olduğunu da insanlara anımsatıyor.

Japon mutfağı bolca baharat kullanıyor ve mevsimine göre doğa ne sunuyorsa ona bağlı kalıyor. Flatt’s Inn bu kuralın işlediği mekanlardan biri. Chikako ve Ben, hayatlarını devamlı genişlettikleri dönemsel ritüelleri en iyi hale getirmeye adamışlar. Yazın bahçede çalışıyorlar, meyve ve sebzeleri kurutuyor veya turşularını kuruyorlar. Sonbaharda kestane topluyor, biber salçası hazırlıyor ve mantar aramaya çıkıyorlar. Kış balık anlamına geliyor. İlkbaharda ise bahçelerini ekip yıl boyunca kendilerini, ailelerini ve konuklarını doyuracak döngüyü tekrar başlatıyorlar.

Japon mutfağı sıra dışı tatların harmanlanmasından da öte öğrenmesi ve ustalaşması sabırla yoğrulmuş yıllar alan bir sanat.

Japon mutfağı hakkında bazı ilginç bilgiler:

-Japon mutfağı kültürel etkileri sebebiyle Birleşmiş Milletler tarafından ulusal geleneksel yemek olarak tanımlanan 3 mutfaktan biri,

-Anahtar noktası basitlik,

-Yemekler birkaç ufak bileşenden oluşuyor, tazelik ve basitlik esas. Japon aşçılar en kaliteli malzemelerle çalışıyor ve onun üzerinde mümkün olduğunca az çalışarak doğal lezzeti korumaya çalışıyor.

-Tokyo Dünya’da en fazla Michellin yıldızına sahip şehir (toplam 304 yıldız)

-Sebze sıklıkla kullanılıyor olsa da tamamen vejetaryen yemek bulmak zor

-Bahşiş kaba bir davranış olarak kabul ediliyor.

-Bir sushi ustası 10 yıl tecrübe kazanmadan balıklarla çalışmaya başlayamıyor. Aşçı yamakları bu 10 sene içinde pilav yapmak, yemek servis etmek gibi işler yapıyorlar ve makul bir gelire sahip oluyorlar. Bu yüzden bunlara da bahşiş vermek hakaret kabul ediliyor.

-Wagyu eti oldukça pahalı ve bir biftek 200 dolar civarında.

-Japonya en büyük deniz ürünleri endüstrisine sahip.

Deniz ürünleri başlıca besin kaynağı ve Tsukiji pazarı taze, donmuş veya işlenmiş deniz ürünlerinin satıldığı en geniş market ve yılda 700 bin ton deniz ürününü Dünya’ya dağıtıyor.

Okuduğunuz için teşekkürler, umarım Japonya’nın yemek dünyasına yaptığımız bu geziden memnun kalmışsınızdır.


Kategoriler: Hayat Stili | Tags: , , , |

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *