Kaliforniya’nın Bana Öğrettikleri

Başka bir ülkeye taşınmak ufkunuzu genişletmek için müthiş bir fırsat. Yeni alışkanlıklar edinmek ve yaşam tarzını zenginleştirmek, yeni tecrübeler yaşayıp, diğer halkların yaşantılarından bir şeyler öğrenmek paha biçilemez bir gelişim şansı. Kaliforniya yepyeni alışkanlıklar edinebileceğiniz kültürel açıdan zengin bir yer.

Bir yılda Kaliforniya’da edineceğiniz yeni alışkanlıklar ile hayatınızın nasıl değişebileceğini size anlatayım.

  1. Kaliforniyalılar spor konusunda aşmış durumda. Herkes lisede bir sporla ilgilenmiş olduğu gibi, hayat koşturmacası içinde bile spor yapmaya vakit ayırıyorlar. Parklar ve yürüyüş güzergahları sabahtan akşama kadar insanlarla dolu. Yürüyüş yapanlar, koşanlar, bisiklete binenler veya kayak ile dolaşmayı seçenler. Spor salonları da ağzına kadar dolu ama böyle yerlere para harcamaya hiç gerek yok. Yarım saatlik yürüyüş ile vücudunuzu dinç tutabilir, kalp hastalıklarından şekerden veya Alzheimer’den korunabilirsiniz. Fiziksel avantajlarının yanı sıra spor sizi zihinsel anlamda da daha iyi bir şekle sokuyor. Kötü düşüncelerden arınmak için yeni alışkanlıklara kucak açın ve bir şampiyon olun.
  2. Kaliforniyalılar öğrenmeye ve kendini geliştirmeye devamlı açıklar. Yaşları ne olursa olsun yeni bir şeyler öğrenmek, yetenekler edinmek için durmadan çalışıyorlar. Kütüphaneler ağzına kadar dolu ve her türlü kitaba kolayca ulaşım sağlanıyor. Bunun yanı sıra hayran olduğum bir uygulama olan @meetup ile insanlar grup oluşturup buluşarak kitap tartışmaları, yabancı dil pratikleri, kısa film çekimleri ve bunun gibi bir çok aktiviteye ücretsiz ulaşıyor. İtalyanca ve İspanyolca buluşmalarına katılarak bu dilleri ilerlettiğimi rahatça söyleyebilirim. Ayrıca pek çok web sites üzerinden ücretsiz kurslara da katılıyorlar. Coursera.org veya futurelearn.com gibi siteler sıkça kullanılıyor. Ama bunca seçenek olmasından daha da önemlisi insanlar tembellik yapmıyor ve öğrenme faaliyetlerini alışkanlık haline getiriyor.
  3. Kaliforniyalılar doğayı seviyor ve ona saygı duyuyor. Birçok Avrupa ülkesini ziyaret etmiş olmama rağmen doğayla iç içe yaşamayı böylesine seven başka bir toplum görmedim. Kamp yapmayı, geceleri çadırlarda geçirmeyi, doğa yürüyüşlerine, dağ tırmanışlarına, kayak, kano ve sörfe inanılma ilgililer. Burada kampçılığa ve doğaya gönül vermiş çok sevdiğim iki Türk arkadaşımın adını anmadan geçmek istemiyorum. @nihanimer ve @ercan.imer için burada sayısız kamp yeri seçeneği mevcut.
  4. İyimser olmak, Kaliforniyalılar’ın gerçekten iyi olduğu başka bir konu. Her durumda, kendilerini mutlu edecek bir yan bulmaya çalışmaları hayranlık verici. İyimserlik insanın karakterine işleyen bir zihin durumu, bir seçim. Ben de bazen her şey dağılıyormuş gibi olduğunda en sevdiğim kitaplardan birinde geçen alıntıyı aklıma getirmeye çalışırım. “İnsandan bir şey hariç her şeyi söküp alabilirsiniz: insanın elinde kalan tek özgürlük herhangi bir şeye karşı göstereceği tutumdur, kendisine seçeceği yoldur.” –Viktor E Frankl, Man’s Search for Meaning –
  5. Kaliforniyalılar gönüllülük programlarına katılmayı da alışkanlık haline getirmişler. Topluluğun parçası olmalarını onun gelişimine sundukları katkıyla pekiştiriyorlar. Vakitlerini gönüllülük esaslı işlerde geçirmeye istekliler. Kütüphanelerden parklara kadar destek olabilecekleri her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Hayat kalitemizi iyileştirmek için hükümetlerin eline bakmaktansa değişimi kendimizin başlatması gerektiğini bize hatırlatıyorlar. Etrafımızdaki çevreye ve insanlara yardım ederek başlayan hareket tüm toplumu ve ülkeyi değiştirebilir.

Benim gördüğüm Kaliforniya bu şekilde ve daha bir çok şey yazılabilir bu eyalet hakkında. İyi veya kötü neye odaklanırsanız onu görebilirsiniz burada.

Man’s Search for Meaning, Gift Edition

Kategoriler: Hayat Stili Tags: , , , , , ,